4/2/2007 - hikaye
GEMİ SERÜVENİ ARTIK BAŞLIYOR....
Gemi ile yolculuğa çıkacak tüm periler saat 24:00 da gemide buluştular. Herkes tam olunca gemi harekete geçti. Tüm kızlar çok heyecenlıydılar. Yağmur herkesi güverteye toplayıp herkese gemi ile ilgili bilgiler vermeye başladı.
- Arkadaşlar: bu yolculuk çok zorlu ve maceralı olacak. Büyük fırtınalara belki sihirli tusunamilere yakalanabiliriz. Lütfen kıyıdan daha fazla uzaklaşmadan gitmek isteyen gitsin. Destina yağmurun sözünü bölüp:
- Yağmurcum. Sözünü böldüğüm için özür dilerim. Ama hiç kimse gemiden gitmeyecek. Bunun için şimdi gemi ile ilgili bilgilere ihtiyacımız var. herkes destinanın sözüne katılıyordu. Yağmur:
- Peki o zaman. ağğır fırtınalarda ve büyük tusunamilerde saklanacak yer geminin altındaki gizli bir odadr. Fakat her fırtınada içimizden biri burada kalıp gemiyi yönetmek zorunda. Şule:
- Yani her fırtınada bir kişi ölecek mi diyorsun.
Yağmur:
- Belkide. Ama bunu yapmak zorundayız. Hergün iki kişi mutfağa gidip yemekleri yapacak. yolculuğumuz un süresi değişebilir. belki iki hafta belki üç belki dört. Şimdi gelelim en büyük tehditlerden birisine: Sihirli tusunamiler. bunlar dünyanın tusunamilerinden farklı tusunamilerdir. Çünkü bu dalgalar kendinden küçük herşeyi yutuyor. Destina:
- İyide korkmaya ne gerek var. ben doğa perisiyim hemen yok edebilirim. tusunamiyi. Yağmur:
- Ama bunlar çok büyük olacak. tıpkı bir canavar gibi. Neyse yolculukta ancak bir kere tusunamiye yakanacağız. Gemide tusunamiye özel bir kaçış yeri var iki kişi onu oyalarken geri kalanlar kaçacak. İremnur:
- Nasıl yani tusunami herşeyi yutan bir canavar gibi mi olacak? Yağmur:
- Aynen öyle. Bu sözlerden sonra çoğu kişinin umudu kaybolmuştu. Umut perisi herkese umut dağıttı. Bundan sonra içeriden damlanın sesi geliyordu.
- Yağmur hemen buraya gelmelisin. Gökyüzü cadıları çok büyük bir fırtına yaratmışlar. O sözden sonra kar taneleri kızların yüzlerine düşmeye başladı. Yağmur:
- Kızlar hemen gemide kimin kalacağını belirlemek zorundayız. Tuana:
- Bu kdar çabuk mu? Yağmur:
- Evet diyip hemen kibrit çöplerini getirdi. Şimdi dedi. Kısa olan çöpü çeken gemide kalır.Herkes sıra ile çöpleri çekmeye başladılar. Her çeken seviniyordu. taki sıra destina ya gelinceye kadar. çünkü destina kısa olan çöpü çekmişti.
- Ben çok şanssız olduğumu biliyordum ama bu kadarını değil. Çok güzel oldu çok. İrem hemen söze atıldı:
- Destina kalıyor ise ben de kalmalıyım o benim dostum. Yağmur:
- Eğer destinaya birşey olursa seni de kaybetmeyi göze alamayız. sen dostluk perisisin. bizim için çok önemlisin. Damla arkadan yağmura seslendi.
- Kızlar cadılarda geliyormuş. Artık içeri gitmeliyiz. Gemide olan herkes destina ile vedalaştı. İrem ağlayarak destina nın yanına yaklaştı.
- Hoşçakal dostum. Seni yenien görmek istiyorum.dedikten sonra kızlar iremi de odaya soktular. Destina:
- Şu cadılara benim kim olduğumu göstermenin zamanı geldi. Ama nasıl ne yapabilirim. Bitkiler kara karşı dayanıklı değildir ki. Tabi ya kardelen çiçeği dedikten sonra kardelen çiçeğinin özelliklerini üzerine aldı. Artık bana hiçbir şey zarar veremez. Şimdi gemiyi yönetmeliyim diyerek dümenin yanına geçti. Ama bir sorun vardı. Camdan onu dikkatle bakan kızlara işaret verdi:
- Bu gemi nasıl gidiyor? yağmur ona bu konuda bilgi vermemişti. Ama geç kalmışlardı. çünkü 10 metre uzaklıkta fırtınayla birlikte üç cadı geliyordu. Hemen gemiyi hareket ettirmeliydi. Yağmur olanları fark edip camdan:
- Destina sarı olan kolu çekmelisin hareket için sarı olan kollllll....
Destina fırtınadan dolayı sesi duyamıyordu bunun için sarı yı arı anlayıp üzerinde arı resmi olan kolu çekti. Evet gemi hareket eiyordu ama havada uçarak...
DEVAMI HAFTAYA. SİTEMDEN AYRILMAYIN...
|